seni sana yazıyorum…
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,
başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde
kağıdı,kalemi elime alıp seninle dertleşmek,
yalnızca sana bakmak ve seni özlemek geliyor içimden.
Sana yazmak…”Sana seni yazmak”
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları…
Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen
artçı şokları anlatmak
ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,
tüm benliğimle sana yağmak istiyorum.
Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelime de sen varsın
ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik kalanlarında.
Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken
seni haykırıyorum sensizliğin inadına.
Bu sensizlik gecesinde
sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.
Bu gece yine yağmur yağıyor.
Yağmur yağıyor yüreğimin sensizlikle yanan her bir köşesine.
Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm göz yaşlarımı.
Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı…
İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışmamış yüreğime.
İşte seni yazıyorum…
Bu gece yine yağmur yağıyor ve sen yoksun
oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde .
Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece.
Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.
Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarımda yağıyor
ve ismini yazıyor sensizliğin acısıyla kıvranan kaldırımlara.
Süzülen her damlada sen varsın ve yine sen varsın gecenin en siyah anında.
O doya doya bakamadığım gözlerin,
gözlerimin içine bir kez daha değseydi
ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında,yetmez miydi?
Bir bakışın bir ömre değmez mi?
Adını kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte
ve sevgin yağıyor yüreğime…
Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.
Hala sensizliğim duruyor yanı başımda…
Bu gece gözyaşım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.
Seni arıyorum, erimekteyim.
Siyah geceye inat ay gökyüzünde…
Ve gökyüzü yüreğimde…

















